İzmir’in mutluluk ve kültür parkı

tarafından hazırlandı| MEKAN, SEYAHAT

II. Dünya Savaşı, 1940’lı yılların ilk yarısında dünyada yıkımlara neden olurken, Türkiye cumhuriyet atılımlarını sürdürüyordu. İzmir Enternasyonal Fuarı, 1942’de kapılarını açmadı. Bu yıl sadece fuar eğlenceleri yapıldı. Ülkenin birçok yıldızını parlatan, İzmirlilerin izlemek, sanatçıların da gelmek için yarıştığı İzmir Fuarı, 1944’te Müzeyyen Senar ve Safiye Ayla’yı ağırladı. Daha sonraki yıllarda Zehra Bilir, Zati Sungur, Müzeyyen Senar’ın Fuar Çamlık Senar’da sahne alacağı, “Görülmemiş sanat hadisesi” olarak ilan ediliyordu İzmirlilere. Perihan Altındağ ve Safiye Ayla, 1949 Fuarı’nda unutulmaz konserler verdi. Safiye Ayla, yıllarca İzmir Enternasyonal Fuarı’nı konserleri ile unutulmaz kıldı.

Hem İzmirli hem de yaşı 40’ın üzerinde olup da fuar zamanını iple çekmemiş, hava sıcaklığı ne olursa olsun Amerikan, Rus pavyonları arasında astronot giysilerini, uzay taşlarını görmek için Kültürpark’ta koşturmamış olan var mı? Ya da Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Gönül Yazar, Muazzez Abacı, Tanju Okan, Neşe Karaböcek, Erol Evgin hatta Hülya Koçyiğit, Filiz Akın’lı Göl, Manolya, Ekici Över, Akasyalar gazinolarında anısı olmayan?

İzmirli, hayvanat bahçesindeki fil Pak Bahadır’ı dahi ölümünden sonra yas tutacak kadar sevdiği Kültürpark’a yalnız İzmir’in ciğeri diye, Enternasyonal Fuar’a Türkiye’nin dışa açılan penceresi olduğu için bağlanmadı. Her bir adımında anısı olduğu, ailece yapılan mutlu ziyaretlerin, nice büyük aşkların izi olduğu için sevdi 81 yıllık parkı. Yenilenmesi gündeme gelince de Kültürpark’a bu kadar sevdalı İzmirliler, ‘’Anılarımız siliniyor’’ diye korktu.

İhtisas fuarları Gaziemir’deki İzmir Fuar’a taşındıktan sonra sadece Enternasyonal Fuar’ı ağırlayan Kültürpark’ın yeniden düzenlenmesi gündemde. Büyükşehir Belediyesi, Enternasyonal Fuar ve İzmirli ile bütünleşmiş Kültürpark’ı “daha az bina, daha çok yeşil” sloganı ile revize etmek için hazırladığı projeyi görüşe açtı.
“Kültürparkıma dokunma” diyen bir grup, çalışmanın İzmirlinin Kültürpark’ı ile ilgisi olmayan bir alan meydana çıkaracağını savunarak, projeye karşı savaş açtı.

Küllerinden doğan şehir

İzmir ve İzmirli ile bütünleşen Kültürpark’ın temelleri, büyük İzmir yangınının hemen ardından atılmaya başladı. İzmir yeni çıktığı Kurtuluş Savaşı’nın etkisinden kurtulamamışken, 13 Eylül 1922’de Basmane’de başlayıp 18 Eylül’e kadar devam eden yangın, şehrin merkezi ve özellikle bugünkü Kültürpark’ın bulunduğu alanda büyük tahribat yarattı.

Siyasi ve askeri zaferlerin ekonomik zaferlerle taçlandırılmadığı takdirde sürekli olmayacağına inanan Mustafa Kemal Atatürk, büyük İzmir yangınından birkaç ay sonra, Türkiye’nin ekonomik kalkınmasının yönünü belirlemek için, 17 Şubat 1923’te İktisat Kongresi’ni topladı.

Kongrenin yapıldığı Aram Hamparsumyan Hanı’nda, bir de sergi
(Numune Meşheri) açıldı. Isparta, Kula, Gördes Uşak halıları, yerli dokumalar, deri ürünleri, pamuklar, sabunlar, kerestelerin yer aldığı sergi, Enternasyonal İzmir Fuarı’nın temelini oluşturdu. Bugünkü Kültürpark sahası, Mustafabey, Pasaport, Alsancak, Kahramanlar, Basmane’nin büyük kısmını içeren 250 hektarlık alanı etkileyen yangının hemen ardından şehre atanan Vali Kazım Dirik, İzmir’i küllerinden yaratmak için harekete geçmesiyle ortaya çıktı.
Ülkenin ihracat ve ithalatında büyük yer tutan, Akdeniz’in en işlek ticaret kapısı olan İzmir’in ticaretteki yerini kaybetmesinin ülkenin kaybetmesi olduğunu bilen Kazım Dirik, İzmir’in iktisaden de kurtulması için şehrin kurtuluş günü olan 9 Eylül’de bir sergi açılmasına öncülük etti. Zamanın Belediye Başkanı Aziz Bey, Ticaret Odası Umum Katibi Turgut Bey, Borsa Komiseri Kemalettin Bey’in aralarında bulunduğu 12 kişilik komisyon, Başbakan İsmet Paşa’nın himayesinde düzenlenecek serginin adını, “9 Eylül Sergisi” koydu.
4 Eylül 1927’de açılan ilk sergiye, 71 sanayi ve ticaret odası, borsa ve devlet kurumu ile 195 yerli, 21’i Polonya, 17’si Almanya, 16’sı Rusya, 5’i ABD, 4’ü İngiltere’den 72 yabancı firma katıldı. Demiryolları ile denizyolları, sergiye katılacaklara indirim uyguladı. Mithatpaşa Endüstri Meslek Lisesi önünde açılan sergide, Şark Halı Kumpanyası, Kadayıfçızadeler Halı Kumpanyası, Yılancızadeler Kumpanyası, İzmir Pamuk Mensucat, Kula Mensucat, Buldan Dokumaları, Adana Pamuk Mensucat, Menemen Battaniyeleri, en kaliteli ürünleriyle göz kamaştırdı.

Sanatlar Mektebi’nde 4 Eylül 1928’de açılan ikinci 9 Eylül Sergisi’ne, bu kez 302 özel şirket ve devlet kurumu katıldı. Sergi süresince Türkçe ve Fransızca bir gazete yayınlandı. “9 Eylül Sergisi”, 1929 ekonomik buhranının getirdiği ekonomik sıkıntılar nedeniyle 1933 yılına kadar düzenlenemedi.

Panayır açılıyor

Büyük ekonomik bunalım, bu yıldan sonra etkisini Türkiye’de de göstermiş, üretim gerilemişti. İzmir’de, özellikle gıda fiyatlarındaki artış halkı bunaltıyordu. Zamanın İzmir Belediye Başkanı Behçet Uz, Rusçuklu Fahri Bey’in önerisi üzerine, yüksek gıda fiyatlarıyla mücadele için Ankara Belediyesi’ni örnek alarak Alsancak, Tepecik, Karşıyaka ve Güzelyalı’da pazar yerleri kurdu. Kilosu 50 kuruşa yükselen etin fiyatı 40 kuruşa kadar indi pazar sayesinde. Belediye Başkanı Uz, üreticiye sadece saat 08.00 ile 13.00 arasında satış izni veriyor, üretici ürününü elinde kalmaması için ucuza satıyordu. Pazar yerlerinin ve daha önce düzenlenen sergilerin halkı rahatlatması, yeni bir sergi açılması fikrini doğurdu.

Bunun için ilk iş olarak bugün Swissotel Büyük Efes’in bulunduğu alan yangının izlerinden temizlendi. Panayırın en güzel yeri, gazino ve Ege Bar için ayrıldı. Bunlar da gelecekte Müzeyyen Senar, Zeki Müren, Gönül Yazar gibi birçok sanatçının İzmirlilerle buluşacağı ünlü fuar gazinolarının temelini oluşturuyordu. Panayır süresince spor şöleni düzenlendi. Yunan ve İtalyan ziyaretçileri turizmin gelişiminin müjdecisi olan panayırı

4 günde 130 bin kişi ziyaret etti.

İlk uluslararası panayır

Panayırın sadece İzmir’e değil, tüm ülke ekonomisine olumlu etki gösterdiği görülmüştü. Her yıl yapılması planlanan panayırın uluslararası olması için Panayır Komitesi’nin yanı sıra Belediye Başkanı Behçet Uz başkanlığında Ranseyman (Danışman) Komitesi kuruldu. Komite, fuarı tanıtmak için İngilizce, Fransızca, Almanca kartpostallar bastırdı, panayıra katılacak firmalar gazetelere her gün ilan verdi. İlk Beynelmilel İzmir Dokuz Eylül Panayırı, 29 Ağustos 1934’te açıldı. Panayırı ziyaret edenlerin sayısı 300 bini aştı.

Kültürpark fikri şekilleniyor

Kültürpark fikri, İzmirli gazeteci Suad Yurdkoru’nun 1933’teki Moskova gezisi izlenimleriyle şekillendi. Yurdkoru, İzmir Belediye Başkanı Dr. Behçet Uz’a, Rusya’nın başkentindeki Gorki Parkı’ndan söz etti. Yurdkoru’nun Kültürpark fikri daha sonra kendisinin de üyesi olduğu Belediye Meclisi’nde kabul edildi. Behçet Uz, park fikrini fuar ile birleştirdi ve Kültürpark projesini geliştirdi. Fuar, alışveriş ve tanıtım alanı olarak İzmir ekonomisine katkı sağlayacaktı. Yangın alanının üçte ikisine kurulacak Kültürpark’a giden yollar da imar edildi. Behçet Uz, Kültürpark’ta müzeler, eğlence yerleri, tiyatrolar olmasını hayat ediyordu. Kültürpark ile fuarın birbirinden ayrılmasını arzuluyordu.

Yangının izlerini silmek, iki yıl sürdü. İzmir’in çevresindeki ağaçlar mevsimine ve yöntemine göre sökülüp Kültürpark alanına dikildi. Kültürpark’ın sınırlarını belirleyen duvarların temeli, 1 Ocak 1936’da atıldı. İzmir Enternasyonal Fuarı, ilk kez 1936’da bugünkü Kültürpark alanında açıldı.

Molozlardan ada yapıldı

Kültürpark alanının bir yerinde toplanan molozlardan bir ada ve çevresinde göl oluşturulmuştu. Bugün üzerinde Ada Gazinosu’nun bulunduğu adanın yapımı 1938’de tamamlandı. Kültürpark küllerinden doğan şehrin simgesi oldu. Fuar ise Türkiye’nin dışa açılan penceresiydi.

  1. Dünya Savaşı, 1940’lı yılların ilk yarısında dünyada yıkımlara neden olurken, Türkiye cumhuriyet atılımlarını sürdürüyordu. İzmir Enternasyonal Fuarı, 1942’de kapılarını açmadı. Bu yıl sadece fuar eğlenceleri yapıldı. Ülkenin birçok yıldızını parlatan, İzmirlilerin izlemek, sanatçıların da gelmek için yarıştığı İzmir Fuarı, 1944’te Müzeyyen Senar ve Safiye Ayla’yı ağırladı. Daha sonraki yıllarda Zehra Bilir, Zati Sungur, Müzeyyen Senar’ın Fuar Çamlık Senar’da sahne alacağı, “Görülmemiş sanat hadisesi” olarak ilan ediliyordu İzmirlilere. Perihan Altındağ ve Safiye Ayla, 1949 Fuarı’nda unutulmaz konserler verdi. Safiye Ayla, yıllarca İzmir Enternasyonal Fuarı’nı konserleri ile unutulmaz kıldı.

Zeki Müren fuarda

Göl Gazinosu, 50’li yıllarda fuar zamanı eğlencenin yoğunlaştığı merkezlerden birisi oldu. Zeki Müren, 19 Ağustos 1954’te, bir ay boyunca konser vermek üzere İzmir’e geldi. İlk konserine gözlüğü, kravatı ile çıkan Zeki Müren, sonraki yıllarda once kravatını, sonra takım elbisesini atıp, birbirinden ilginç renkli kıyafetleri, topukları her yıl biraz daha yükselen ayakkabıları ile İzmirlilere hem sesi hem görüntüsü ile ziyafet verecekti.

Efes, Bergama, Sart, Denizli, Muğla, Aydın, Didim, Milet ve Bayraklı kazılarından çıkan eserlerin sergilendiği İzmir Arkeoloji Müzesi, 1951 yılında Kültürpark’ta açıldı. Burada 1984’te kadar hizmet veren müze, fuarın en fazla ziyaret edilen mekanlarından oldu.

“Türkiye dünyayı fuardan takip etti”

İzmir Enternasyonal Fuarı, 50-60’lı yıllarda en parlak dönemini yaşadı. Amerika ve Rusya rekabeti fuardaki pavyonlarında tüm açıklığı ile izlenebiliyordu. Uzay yarışındaki iki ülke, bu alandaki en son teknolojik gelişmeleri fuarda sergiledi. Liberal politikaların egemen olduğu, tüketimin arttığı yıllarda tüketiciler dünyanın en gelişmiş ülkelerinin her türlü malına fuarda ulaşma imkanı buldu. Dünyanın gelişimi, ülke ve şirket pavyonlarından izlendi. İzmirli, ilk televizyonu, insanoğlunun aya çıkışını, ayda yürüyüşünü, Amerikalıların getirdiği ay taşını, yürüyen merdiveni hep fuarda gördü.

70’li yıllar

  1. İzmir Enternasyonal Fuarı’nı ziyaret edenler, ilk kez yürüyen merdiven ile tanıştı. Zeki Müren’den Ajda Pekkan’a, Sadri Alışık’tan Öztürk Serengil’e, Ekrem Bora’ya, Nuri Sesigüzel’e kadar pek çok ünlü ismin İzmirlilerle buluştuğu fuara, 37 ülke ve 800 yerli kuruluş katıldı. Takvimler 1973’ü gösterdiğinde, Amerika Astronot Aldrin’in getirdiği uzay taşını İzmirlilerle tanıştırdı. Manolya Bahçesi’nde Zeki Müren için yapılan ilk döner sahne de en az Amerikan Pavyonu’nda cam fanus içinde sergilenen ay taşı kadar büyük ilgi gördü.
  2. İzmir Enternasyonal Fuarı’na sadece 27 ülke katılınca, fuarın süresinin kısaltılması ve çeşitli tarihlerde ihtisas fuarları düzenlenmesi kararlaştırıldı. Fuar, 70’li yıllarda, bir eğlence merkezine dönüştüğü, ekonomik işlevini kaybettiği yönünde eleştiri almaya başladı. 12 Eylül darbesinden sonra düzenlenen ilk fuar, 1981 yılında 50. İzmir Atatürk Fuarı adıyla açıldı. 1980- 1990’larda gelişen teknoloji ve küreselleşme, dünyadaki fuarcılık anlayışını değiştirdi. Genel ticaret fuarları ve gazino eğlenceleri, gerileme devrine girdi. Fuarın simgesi olan, bir zamanlar birbirinden ünlü sanatçıları izleyici ile buluşturan gazinolar, zamanla işlevini kaybetti.

Fuar nostaljisi

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Ahmet Piriştina başta olmak üzere herkes eski fuarlara özlemini dile getirmeye başlamıştı. Piriştina, İzmirlinin özlemini gidermek için, 64 ülkenin katıldığı 71. İzmir Enternasyonal Fuarı’nı, geçmişte olduğu gibi Lozan Kapısı’nda, bestelenmesinden 65 yıl sonra ilk kez seslendirilen “Fuar Tangosu” eşliğinde açtı. Yalnız sanatçılar değil, fuar da ziyaretçi açısından eski görkemli günlerine döndü.

İhtisas fuarcılığı taşınıyor
İzmir Enternasyonal Fuarı’ndan, dünyaya mal olan onlarca ihtisas fuarı doğdu. Fuarcılığın sınırları, artık Kültürpark’a sığmaz olmuştu. İzmir Büyükşehir Belediyesi, 2003’te yaptığı fuar holleri ile dönemin ihtiyacını karşıladı.

Büyükşehir Belediyesi, Kültürpark’a giderek sığmayan ihtisas fuarcılığını, 2015 Mart ayında, Gaziemir’de kurduğu Fuar İzmir’e taşıdı. İzmir Enternasyonal Fuarı, Kültürpark alanında düzenlenmeye devam etti.

Yeni Kültürpark projesi

İzmir Büyükşehir Belediyesi, ihtisas fuarlarının yükünden kurtardığı 81 yaşındaki Kültürpark’ı günün ihtiyaçlarına göre revize etmek için Kültürpark Projesi hazırladı. Belediyenin görüşe açtığı proje taslağına göre, daha az bina ve daha çok yeşil konseptiyle ele alınacak yeni Kültürpark’ta yaklaşık 21 bin metrekare daha yeşil alan yaratılacak. Alanda gençlere yönelik aktif spor alanları (yürüyüş, bisiklet yolları, plates-yoga alanları, kaykay, skateboart pistleri, mini golf, tenis, açık voleybol, basketbol sahaları vb.) bulunacak. Daha önce yıkım kararı alınmış, izinsiz ekler, işlev dışı kalmış alanlar yıkılarak yeşil alana kazandırılacak. İsmet İnönü Sanat Merkezi’nin yerine üzeri açık bir amfi tiyatro yapılacak. Mevcut holler kaldırılarak yerine toplam 17 bin metrekarelik iki sergi salonu yapılacak.

Ada, Göl ve Dağ gazinoları ile ve Golf Kafe, özgünlüğü korunacak şekilde yeniden tasarlanacak. Mevcut İZFAŞ Genel Müdürlüğü binası restore edilerek anı evine dönüştürülecek. Fuar Evlendirme Dairesi de yerini koruyacak. Açık Hava Tiyatrosu yenilenecek. Alandaki gölün ise büyütülerek işlevlerinin artırılması düşünülüyor. Lunapark’ın da revize edilerek çocuk ve gençlere yönelik eğlence merkezine dönüştürülmesi planlanıyor.

Hollerin yerinde oluşturulacak fuar ve sergi kompleksi yeşil çatılı olacak. İzmir Sanat ve Tenis Kulübü ile değerli ağaçlar korunacak, yeşil doku artırılacak. Gül bahçesi orijinal haline sadık kalarak güzelleştirilecek. Yanına seralar yapılacak. Güneş enerjisi pillerinden elde edilecek enerji şebekeye verilecek. Köpek gezdirilecek bölümler olacak.

“Kültürpark’ıma dokunma”

İzmir ile özdeşleşen Kültürpark’ta yapılması düşünülen köklü revizyon, bu alandaki 81 yıllık anıları kaybetmek istemeyen grupların canını sıktı. Sosyal medyada kurulan ve 16 bin takipçisi olan
“Kültürpark’a Dokunma” grubu, projenin anlatıldığı gibi olmadığını savunuyor. “Kültürkpark alanının her metrekaresinde değişiklikler yapılarak bildiğimiz, sevdiğimiz, doğa ile tek kucaklaşabildiğimiz Kültürpark aslında yenilenmiyor. Yepyeni ve bambaşka bir Kültürpark oluyor” diyor.

Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, itirazlara, “Biz Kültürpark’a bina yapmıyor, aksine yeşili artırıyoruz. Kültürpark’ta 23 bin 500 metrekarelik holleri kaldırıp, onun yerine çok daha küçük bir alanda bir kültür ve sergi merkezi kurmak istiyoruz. Bu arada bina yoğunluğunu azaltıyor, ağaç sayısını artırıyoruz. Proje şu anda kurulun gündeminde. Buraya mezbaha yapma, buraya balık hali yapma, buraya çöp tesisi yapma! Bunu diyenler kim biliyor musunuz?Cep telefonu elinde olup baz istasyonu yapılmasın diyenler…” diye cevap veriyor.

Yararlanılan kaynaklar:

İzmir Fuarı (Elvan Feyzioğlu)
Fuar Bizim Hayatımız (Elvan Feyzioğlu)

Last modified: 11 Aralık 2018

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir